Tersine Dünya

May 1, 2015

Nicolas Desliens tarafından çizilen 1566 tarihli dünya haritası

Nicolas Desliens tarafından çizilen 1566 tarihli dünya haritası

Hani çok uzak, bilinmeyen bir yerden bahsedilecekse “Patagonya’da..” denir; veya “Elvis ölmemiş, Arjantin’de görülmüş” denir. Birinin kaçıp saklanmak için gideceği gözden ırak ve bilinmeyen ülke, bizim için Latin Amerika coğrafyasıdır. Bizim “uzak”ımızdır orası. İşte o uzakları yakın yapan kişi Eduardo Galeano’dur. Latin Amerika hikayelerinin sesidir. Öyle duru ve yalın bir sestir ki, üzerine makaleler yazılabilecek mevzuları bazen tek bir cümlede, bazen kısacık bir paragrafta anlatır.

Resmi tarihin yazmadıklarını, destanların görmediklerini, unutturulmuş olanları bulup çıkarır. Tarih anlatılarını tersine çevirir, şöyle bir silkeleyip alını-pulunu döker. Haritalarda güneyin de yukarıda olabileceğini gösterir. Fatihin, muzafferin, egemenin gözünden değil, karşılarında kim varsa onun gözünden bakar. Kendi doğumunu bile ablasının gözünden anlatır:

“Dünyaya yeni gelen bir vatandaş kundağında çırılçıplak uyuyordu. Ablası Ivonne Galeano, ona baktı ve koşarak çıktı. Komşularının kapısını çaldı ve parmağı dudaklarında onları şenliği görmeye davet etti. Bebeklerini yarı giyinmiş, yarı taranmış bıraktılar, elele tutuşup parmaklarının ucunda yürüyerek bebeğin kundağının başucuna dikildiler. Kıskançlıktan kıpkırmızı olmadılar, kastrasyon kompleksinden renkleri de solmadı. Kendilerini gülmemek için zor tutarak durumu yorumladılar: Şu çılgının işemek için taşıdığı şeye bak!”

Eduardo Galeano

Ona Latin Amerika’nın vicdanı derler. Ama sadece oraları anlatmaz, hikayeleri dünyanın dört bir yanındandır. Bazılarını daha önce duymuşsunuzdur, ama Galeano anlatınca başka olur. Hikayenin daha önce hiç fark etmediğiniz bir yüzüyle karşılaşıverirsiniz. Herkül de çıkabilir karşınıza, Murasaki, Stalin, Hypatia, Dumuzi, Barbie de, Gılgamış da…

Aynalar’da Gılgamış’ın ölümsüzlük arayışını özetledikten sonra şöyle bitirir Galeano: “Ve ölümsüz oldu, ta ki ölene kadar.”

Galeano için öyle bir kısıt yok. O çoktan ölümsüz oldu ve ölmesi bunu değiştirmedi.

 

Eduardo Galeano’nun 13 Nisan 2015’te ölümünün ardından, yerel bir gazetenin 1 Mayıs 2015 sayısı için yazıldı.